![]()
![]()
adam yazıyor be usta
adam yakıyor mumları
altında pasta falan yok, doğum günü değil bu
ne de beş köşeli yıldız çizilmiş yere, kurban
edilmiyor kimse karanlık güçlere
adam durmadan yazıyor,
sabaha dek daktilonun başında
mumlar yerde yanıyor her biri plastik bir çay
tabağının içinde, her çay tabağının çevresinde
bir bok böceği çember çiziyor, oda karanlık,
bok böcekleri birer mum ışığı dervişi,
dönüyor dönüyorlar
adam bir daktilo ermişi, vuruyor tuşlara
bir zamanlar biri, sonsuza kadar daktilonun
tuşlarına vurulursa Shakspeare’in ya da
Dostoyevski’nin eserlerinin kendiliğinden
ortaya çıkabileceğine dair bir olasılıksızlık
teorisi anlatıyor mesela
adam sonsuz olmuş vuruyor tuşlara
pencerede yıldızlar var, yıldızlarla yerde yanan
mumlar aynı sayıda, bok böceği bir tane aslında,
bok böcekleri dönüyor yıldızların etrafında
Kral Lear ya da Ecinniler yazılmadı diyor bir
zamanlar biri, onlar sonsuzdan kopup düşen
mumlardır, Shakspeare Dostoyevski birer bok böceği
Hamlet bir yıldız gökyüzünde
adam yanıyor be usta
her mum kendi içine eriyor, fitiller ıslanıp
sönüyor, bok böcekleri komada, daktilonun
şeridi parçalanmış, pencerede yıldız falan
olmadı hiçbir zaman, yıldızlar varken pencere
yoktu, şimdi sönmüş yıldızların milyon yıllık
parıltısı pencerenin avuntusu
patlayıp dağılıyor pencere hiç sebep yokken
adam ölüyor gün doğumuyla
bok böceklerinin koması umutsuzca sırtüstü
devrilmektir
bir avuç yıldız tozu kalmış kağıtlarda…